21 Temmuz 2011 Perşembe

Assassin’s Creed Brotherhood: 300 Yıllık Suikast

Bilgisayar oyun dünyasında çığır açan Assassin’s Creed serisinin son bölümü Brotherhood’da, suikastçı bir aile ile Tapınak Şövalyeleri arasında yaklaşık 300 yıl süren bir mücadelenin içine giriliyor. 4 yıl önce zaman makinesine binip 1100’lü yıllara gidilmişti. Serinin ilk bölümü Assassin’s Creed’de, yönlendirilen karakter Desmond Miles’ın genlerinde bir yolculuk yapılmıştı. Genlerde zaman yolculuğu yapılmasını sağlayan Animus adlı bir araçla Miles’ın atalarını, yani Hasan Sabbah’ın Tapınak Şövalyeleri ile savaşan ordusunun bir parçası olan suikastçı özel birliğinin bir üyesi yönlendirilmişti. Miles’ın kuşaklar öncesinden dedesi, Altaïr Ibn La-Ahad kısaca Altaïr, Hasan Sabbah’ın Haşaşin Tarikatı’nın bir üyesiydi. Haşaşiler, suikastçı bir grup ve suikastın İngilizcedeki karşılığı olan “assassin” sözcüğü de zaten buradan geliyor. İlk bölümde Şam ve Kudüs’te Tapınak Şövalyeleri ile gerilla tarzı bir savaş yürütülür, komutanlara suikast düzenlenir.

Serinin ikinci bölümü Assassin’s Creed II’de ilk bölümden yaklaşık 300 yıl sonrasına, Rönesans İtalyası’na gidilmişti. Bu kez barmen Miles’in daha yakın bir atası olan ve Altaïr’in torunlarından Ezio Auditore da Firenze canladırılmıştı. Oyunun öyküsü dönemin pek çok ileri geleni gibi Leonardo da Vinci’yi de kilisenin baskısından koruyan Medici ailesinin egemen olduğu Floransa’da başlamıştı. Kilisenin ordusu Ezio’nun ailesini idam etmiş ve Ezio da suikastçı genlerine dayanarak Floransa ve Venedik’i kilise ordularından temizliyordu. Ezio’ya mücadelesinde yakın arkadaşı Leonardo, geliştirdiği silahlarla yardım etmişti. Ezio, oyunun sonunda, dedesi Altaïr’in hocası Hassan Sabbah’ın kalesi Alamut’a benzer bir kale kurmuştu.

Torunlarla yeniden ‘Haşhaşin’
Serinin üçüncü bölümü “Assassin’s Creed: Brotherhood” ise tam da bu noktada başlar. Ezio, Haşhaşilerin torunlarını kalesine alır, 300 yıl sonra yeni bir suikast timi oluşturur. Kilise askerleri, nereden ve ne zaman geleceği belli olmayan bir suikast hançerini gırtlaklarında hissedeceklerini bilmedikleri 300 yıl önceki korkulu rüyalarını yeniden yaşamaya başladığı için Ezio’nun Alamut’unu kuşatırlar. Çetin bir savaş atmosferinde Ezio’nun kardeşi Mario Auditore yaşamını yitirir. Hücum bastırıldıktan sonra, Ezio “suiksatçı torunlar timiyle” kilise baskısının başkenti Roma’ya gider. Hem dedesi Altaïr’in, hem de kendisinin intikamını almak için Tapınak Şövalyeleri ile yine gerilla taktikleri ile savaşır.

Sinan TARTANOĞLU - Cumhuriyet Ankara

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder